Çocuğunuzun geleceğine, seçtiğiniz okul yön verecek
Kıyasıya rekabetin yaşandığı ortamda eğitimli insan avantajlı konuma geliyor.
Aileler de çocuklarının geleceğini düşünerek okulöncesi dönemden başlamak üzere
çocuğuna nasıl ve nerede en kaliteli eğitimi aldırabileceğinin sıkıntısını
yaşıyor. Bazı yerlerde insanlarımız 70–80 kişilik sınıflarda, bazılarında ilk 5
sınıfı bir arada, bazılarında öğretmen olmadan, bazılarında altyapı eksiklikleri
içinde eğitim verilirken, bazı yerlerde ise son derece donanımlı, her türlü
fiziki altyapısı tamam olan 24 kişilik sınıflarda ve seçilmiş kaliteli
öğretmenler eşliğinde eğitim veriliyor. Her okulu aynı kalite düzeyine çıkarma
imkanı da olmayınca aileler çocuğuna en iyi eğitimi vermek için harekete
geçiyor.
Okul öncesi:
Bilimsel araştırmalar bir çocuğun zihinsel gelişiminin 8 yaşına kadar büyük
oranda tamamlandığını gösteriyor. Bunun da önemli bir bölümü okulöncesi çağ diye
kabul edilen 0–72 aylık döneme rastlıyor. Çocuğunuz 60 aylık olmuş ise
anasınıflarına kayıt yaptırabiliyorsunuz. Anasınıfında dikkat edilecek temel
konu öğretmenin tecrübesi ve yeterliliği olacaktır. Bunu da ancak geçmiş
yıllarda o öğretmenden ders almış öğrencilerin ailelerinden öğrenebilir veya
bire bir konuşmalardan anlayabilirsiniz. Çocuğun eğitim göreceği mekan ve oyun
alanları da önem arz eder.
İlköğretim:
İyi bir üniversitenin yolu iyi bir liseden, iyi bir lisenin yolu da iyi bir
ilköğretimden geçer. İyi üniversiteleri kazanan kişilerin genelde Anadolu ve fen
liselerinden geldiğini bildiğimize göre; ilköğretim seçiminde bu okulun kaç
öğrencisinin Liselere Giriş Sınavı’nda başarılı olduğunu dikkate alın. Ayrıca
sınıf mevcutları 50’yi aşan okullarda çok fazla bir şey öğrenilemeyeceğini
bilmek gerekir. İlköğretimin birinci kademesi olarak nitelendirilen ilk 5 yıl
sınıf öğretmeni en önemli unsurdur. Okulun diğer eksiklikleri olsa bile sınıf
öğretmeni iyiyse bu açığı kapatabilir. Bu yüzden yeni kayıtlarda birinci sınıfı
kimin okutacağını mutlaka öğrenin ve o öğretmen hakkında araştırma yapın. Okulun
laboratuvar, spor salonu, kütüphanesi gibi altyapı sorunlarının da olmaması
önemli bir avantajdır.
Lise:
Lise kayıtlarında temel sorun öğrencilerin Liselere Giriş Sınavı ile elenmiş
olması. Çocuğunuz fen veya Anadolu liselerinden birini kazanmış ise kaydını
geciktirmeden yapın. Kazanamadı ise ve diploma notu da 5’lik sistemde 4 ile 5
arasında ise kamuoyunda süper lise olarak bilinen yabancı dil ağırlıklı liselere
müracaat edebilirsiniz. Bu liseler için il milli eğitim müdürlüklerine başvuru
yapılıyor ve merkezi yerleştirme yapılıyor. Çocuğunuzun başarısı düşük ise
karşınızda iki alternatif var; ya normal liseye ya da meslek liselerinden
birine. Çocuğunuzun üniversite okumasını istiyorsanız normal liseye
yazdırabilirsiniz. Hem üniversite hem de bir meslek öğrensin istiyorsanız meslek
liseleri arasında seçim yapmalısınız. Meslek liselerinin bugüne kadar ilgi
görmemesinin sebebi üniversiteye girişte uğradıkları puan mağduriyeti idi. 2004
yılı için bu puan mağduriyetinin önleneceği ve meslek lisesi mezunlarının eşit
şartlarda sınava gireceği açıklandığına ve bunun uygulanacağına dair kanun
tasarısı hazırlandığına göre bu liseler bundan sonra ilgi görecek.
Çocuğunuz için en iyi okulu nasıl belirlersiniz?
Herkes, çocuğunu iyi bir okulda okutmak istiyor. Peki iyi okul nasıl belirlenir?
Her şeyiyle dört dörtlük okulu bulmak zor görünse de veliler çocuklarını
yazdırırken şu hususlara dikkat etmeli:
Okulda altyapı imkanları iyi olmalı. Fen bilimleri ile ilgili laboratuvarlar,
bilgisayar laboratuvarı, içinde kaynak eserleriyle kütüphanesi, çok amaçlı
salonları ve internette araştırma yapabilme imkanları vs.
Okulun altyapı imkanlarını değerlendirecek iyi yetişmiş, dinamik bir öğretim
kadrosu olmalı. Her zaman kendini yenileyen, hizmetiçi eğitim ve sertifika
programlarına katılan öğretmenleri bulunmalı.
Okuldaki imkanları sevk ve idare edecek iyi bir yönetim kadrosu olmalı. Okulda
ölçme ve değerlendirme sistemi yerleşmiş ve rehberlik çalışmaları yerinde
olmalı.
Sınıf mevcutları en azından gelişmiş ülkelerin standartlarına yakın olmalı.
Gelişmiş ülkelerde sınıf mevcutları 24 kişi. Bu sayede öğretmen öğrenci ile daha
fazla iletişim kurma imkanı buluyor.