Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üstün
Dökmen, meslek seçiminde gençlerin tercihinin önemli olduğunu vurgulayarak,
''Ebeveynlerin, çocuklarını puanı ziyan olmasın düşüncesiyle istemedikleri
bölüme yönlendirmesi, gençlerin tüm hayatının ziyan olmasına neden olur'' dedi.
Prof. Dr. Dökmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, önümüzdeki hafta Öğrenci
Seçme Sınavı (ÖSS) sonuçlarının belli olacağını ve gençlerin meslek tercihi
yapacaklarını belirterek, ''Bu aşamada devreye anne babalar giriyor ve
çocuklarının çok para kazandıran, toplumda beğenilen meslekleri seçmesini
istiyor'' dedi. Birçok anne babanın, ''çocuğum istediği yeri yazar'' diyerek,
tercih formlarını kendilerinin doldurduğunu anlatan ve bu durumu ''gençlerin
bireysel tercihlerine saygısızlık'' olarak niteleyen Dökmen, şöyle konuştu:
''Burada anne babaların varsayımı şu, 'çocuğum robot gibidir, iyi para getirecek
bir bölüme koyarsak yapar, nereye girerse okur.' Oysa bu düşünce çok yanlış.
Hatır için belki bir kereye mahsus çiğ tavuk yenir. Ama hatır için sevmediğiniz
bir okula girip, 40 yıl aynı konuda çalışmak istemezsiniz. Onun için gençler,
hangi mesleği yapacaklarına heveslerine ve yeteneklerine göre kendileri karar
vermeli. Sevdiği ve yeteneğine uygun işi yapan para da kazanır, meşhur da
olur.'' Anne babalara, çocuklarını yaşamla tanıştırmalarını öneren Dökmen,
''Farklı mesleklerdeki kişilerle çocukların sohbet etmesini sağlasınlar. Avukat,
tiyatrocu, mühendis, doktor veya gazetecilerden meslek hakkında bilgi
edinmelerini sağlasınlar'' dedi. Dökmen doğru meslek seçiminde, rehberlik
hizmetlerinden yararlanmanın da önemli olduğunu kaydetti. -
''ÇOCUKLAR YARA BANDI DEĞİLDİR''
Bazı anne babaların çocuklarına, ''kendi yapamadıklarını yaptırmak'' istediğini
ifade eden Prof. Dr. Dökmen, ''Doktor olmak isteyen, ama hayalini
gerçekleştiremeyen bir hanımefendi, bunun içinde kalan bir yara olduğunu, bu
nedenle 3-4 yaşındaki kızını doktor yapmaya karar verdiğini anlattı. Oysa
çocuklarımız, yara bandı değildir. Onları kendi yapmak istediğimiz mesleklere
yönlendirerek, 'oh yarama merhem sürüldü' demek doğru değil'' diye konuştu.
Çocukluğundan beri basın-yayın bölümünde okumak isteyen bir gencin yüksek puan
alması üzerine ''Puanın ziyan olmasın Hukuk ya da İşletmeye gir'' diye
yönlendirildiğini anlatan Dökmen, şunları kaydetti: ''Puan ziyan olmasın diye
bir bölüme girmek çocuğun tüm hayatının ziyan olması demektir. Ekmek parası için
avukatlık, doktorluk, muhasebecilik yapan, ancak kalbinde müzik, resim, dans
olan birçok insan var. 'Şu mesleği tercih edersen aç kalırsın' diyorlar, ama
istemediği mesleğe girenin duyguları aç kalıyor.''
İSTEDİĞİ PUANI ALAMAYAN ÖĞRENCİLER
ÖSS'de yüksek puan alamayan gençlere de seslenen Prof. Dr. Dökmen, iyi puan
alamamanın dünyanın sonu olmadığını vurguladı. Gençlerin kendilerine mutlu ve
başarılı olmak, kendini ve dünyayı tanımak gibi hedefler koymalarını öneren
Dökmen, ''Üniversite olur olmaz önemli olan kendilerini ne kadar
geliştirebildikleri ve dünyayla ne kadar uyum sağladıkları'' diye konuştu.
Okumak istediği bölüm için yeterli puan alamayan öğrencilerin, ''bari puanımın
yettiği bölüme kaydımı yaptırayım, açıkta kalmayayım'' düşüncesiyle hareket
etmemeleri gerektiğini belirten Dökmen, gençlere hedeflerine ulaşmak için çaba
göstermelerini ve tekrar sınava girmelerini önerdi.